ACHİLLES TENDONU VE 51. KOMANDO TUGAYI!

0
achilles-tendonu-ve-51-komando-tugayi-1

Yunanistan’ın, Türkiye’ye karşı, İsrail ile birlikte Doğu Ege adalarında kurmaya çalıştığı Achilles Kalkanı, iki ülke arasındaki askeri gerilimi arttırmaya devam ediyor. Bunun en önemli sebebi de Yunanistan’ın bu savunma projesinde, kendisine İsrail’i ortak alması. Ancak, bu savunma stratejisinde, ironik bir taraf var. O da, bu kalkanın da adını aldığı mitolojik kahraman gibi yumuşak karnı var. Achilles tendonu açıkta.

Yunan mitoloji kahramanı, Achilles, yarı tanrıdır. Ve annesi tanrıça Thetis, oğlunun ölümsüz olması için onu Styx nehrine batırıp çıkarır. Ancak bunu yaparken, Achilles’i, topuğundan tutar. Bu yüzden, Achilles, tam ölümsüz olamamıştır. Topuğundaki tendondan vurulduğu için de ölmüştür. Bu savunma kalkanı da onunla aynı kaderi yaşayabilir. Zira, askeri stratejik açından, Doğu Ege adaları, Yunanistan’ın Achilles tendonudur.

Yunanistan’ın Türkiye’den korkmasına, bu korkudan dolayı, askeri yatırımları arttırmasına, kendisine yeni ortaklar bulmasına gerek olmadığını anlaması gerek. Zira, bu yönde attığı tüm adımlar, hem gerilimi arttırıyor hem de güç dengesini değiştirmekten uzak. Yani amaçlanan caydırıcılığı sağlamadığı gibi, ister istemez, Türkiye’nin dikkatini buraya çekerek, askeri gerilimi gereksiz yere tırmandırıyor. Yani Yunanistan’ın attığı taş ürküttüğü amfibiye değmediği gibi kendisini hedef haline getiriyor.

İsrail’in hava savunma sistemlerinin Doğu Ege adalarında ne işi var?

Türkiye, tüm ege kıyılarını vurabilecek böylesi bir hava savunma ve saldırı sistemlerinin burnunun dibine konuşlanmasına ve İsrail teknolojisine, yazılımına ve lojistik desteğine bağımlı bu sistemlerin Türkiye’nin hemen karşısında olmasına tepkisiz kalabilir mi?

Sevgili Yunanistan, Türkiye’ye birkaç mil uzaktaki bu adalara, tank koyuyorsunuz. Siz ciddi misiniz? Bu tanklar yüzebiliyor mu? Hayır. Caydırıcılığı var mı? Hayır. Türkiye’nin bu adaları işgal etmek gibi bir derdi yok. Bu adalar, turistik destinasyon ve ancak, Türk turistler tarafından işgal edilebilir ki her yaz ediliyor. Durduk yerde dertsiz başınıza neden derde sarıyorsunuz?

Şimdi de İsrail, füze bataryaları koyma derdindesiniz. Bu nerden çıktı?

Bakın bu çok tehlikeli bir oyun. Ve büyük güvenlik riski yaratıyor. Hem de her iki ülke için. Hem Türkiye hem de Yunanistan için. Siz gerçekten İsrail’in bir savaş ihtimalinde, size yardım edeceğine ve sizi kurtaracağını mı düşünüyorsunuz?

İsrail menşeli füze savunma ve saldırı sistemleri ile amacınız Türkiye’yi rahatsız etmekse, tebrik ederim. Rahatsız ettiniz. Tunceli’de bulunan 51. Komando tugayı, Söke’ye konuşlandı. Samos adasının tam karşısına. Şimdi, askeri ve strateji uzmanları, değerlendirmelerde bulunuyor. Bu ne anlama geliyor diye. Bunun bir mesaj olarak okunması şaşırtıcı olmaz. Hatta, açık ve net bir mesaj olarak da okunabilir. Tıpkı, Yunan hükümetinin, Netanyahu ile poz verip, Achilles Kalkanına, milyar dolarlar dökerken verdiği mesaj gibi.

İki NATO ülkesi, bir biriyle bu şekilde mesajlarla, bir nevi kısa mesajlar üzerinden mi mesajlaşır? Yahu siz Türkiye ile aynı ittifakta değil misiniz? Siz NATO müttefiki değil misiniz? İki NATO müttefikinin birbirini tehdit olarak görmesi, ittifakın mantığıyla ne kadar bağdaşıyor? O zaman derdiniz nedir komşu? Ege’de yaptıklarınız, güvenlik ikilemi oluşuyor: Yunanistan kendisini daha güvende hissetmek için silahlandıkça Türkiye tehdit algılıyor; Türkiye karşı hamle yaptıkça Yunanistan daha fazla silahlanıyor

Türkiye ile askeri açıdan yarışmak, Türkiye’yi tehdit olarak görmek Yunanistan için ne ekonomik, ne askeri ne de siyasi açıdan mantıklı bir yol değil. Türkiye ile işbirliği yapmak, ticaret yapmak, ilişkileri geliştirmek, barışta ortak olmak en doğrusu. İki ülkenin, birlikte yaşamaktan başka seçeneği yok..Bu ilişkiye, üçünü ülkeleri katmak, Türkiye’yi rahatsız eder. Özellikle de İsrail’i Ege’de Kıbrıs’ta yanına çekmek, askeri anlaşmalar yapmak, güvenliğini onlara ortak etmek. Bu gerçekten rahatsız eder Türkiye’yi.

Türkiye rahat değilse, siz de rahat olamazsınız. Çünkü, Ege’de Türkiye’nin güvenlik kaygılarını yok sayarak kalıcı bir güvenlik mimarisi kurulamaz.

NOT- Bu yazı www.sesgazete.net adresinde 18.09.2026 da ilk kez yayınlanmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir